Doğu
Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Bayburt’un
doğusunda Erzurum, batısında Gümüşhane,
kuzeyinde Trabzon ve Rize, güneyinde
Erzincan illeri bulunmaktadır. Anadolu’nun
kuzeydoğusunda Çoruh Nehri kenarında
kurulmuş olan Bayburt’un kuzey ve güneyinde
yüksek sıradağlar bulunmamaktadır. İlin
güneyinde, batıdan doğuya doğru, Pulur (2300
m) , Otlukbeli (2520 m.), Saruhan (2400 m.),
Çoşan (2963 m.), Kop (2600 m.) ve Çavuşkıran
(2580 m.) dağları sıralanmıştır. Kuzeyde
ise, batıdan doğuya doğru, Zülfe (2750 m.),
Kemer (2856 m.), Soğanlı (2750 m.), Haldizen
(3000 m.), Kırklar (3350 m.) dağları yer
almaktadır. Çoruh nehrinin çizmiş olduğu
yayın orta bölümünde yüksek tepeler (2250 –
2500 m.) yer almaktadır. Bunlardan Kaledere
Tepesi (2500 m.), Ziyaret Tepesi (2400 m) en
yüksek olanıdır. Dağlar arasında kalan
Bayburt ovaları 900 km2’yi bulmakta olup,
bunlar dört ayrı bölümden oluşmaktadır.
Güneydoğu bölümünü Keçevi Düzü (1600 –
1750m.), batı kesimini Mormuş Düzlüğü (1550
– 1600 m.), kuzeyde de Aydıntepe ovası
(1450-1550 m.), kuzeydoğusunu da Düzeker
Ovası (1400-1500 m.) oluşturmaktadır. İlin,
Aydıntepe, Akbulut, Cumavank, Otlukbeli,
Yazyurdu, Yoncalı, Tohnovi, Çtavdar,
Somarova, Karakay, Menge, Seydiyakup,
Gökçedere, Dumlu, Günbuldu, Şur, Irmak,
Eser, Çukur, Ardıçgözü, Armutlu, Göloba,
Çençül ve Kop yaylaları belli başlı
yaylalarıdır.
 İlin
en önemli su kaynaklarından biri olan
Çoruh Nehri kaynağını Mescit Dağlarından
(3239 m.) alarak il sınırlarına güney
doğudan girmektedir. Nehrin oluşması
sırasında Masat vadisinden gelen ana su
kaynağı ile Kop Dağlarının eteklerinden
gelen Kop Suyu maden bucağında
birleşirler, diğer küçük derelerin
sularını da toplayan Çoruh nehri, şehre
ulaşır. Şehir yerleşiminin orta
bölümünden güney – kuzey doğrultusunda
geçen Çoruh aynı yönde akışına bir süre
daha devam eder. Düzeker ovasında diğer
önemli yan kolu olan Değirmencik Suyunu
alır. Değirmencik suyu Otlukbeli ve
Pulur dağlarından kaynağını alan
Beşpınar deresi ile Pulur (Gökcedere)
deresinin Mormuş ovasında birleşen suyu
ile Akşar ve Sorkunlu derelerinin
sularından oluşur. Bayburt’un Soğanlı
Dağları üzerinde bulunan Haldizen
(Balıklı Göl), Göloba (Atlıgöl) krater
gölleridir. Denizden yüksekliği 1550 m.
Olup, yüzölçümü 3652 km2.dir. İlin
toplam nüfusu ise 97.358 kişidir.
İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa
dayanmaktadır.Tarım ekonomisinin de
temel kaynakları hayvan yetiştiriciliği
ve bitkisel üretim teşkil etmektedir.
 Bayburt
adını, Ortaçağ Ermeni kaynaklarında;
Payberd, Bizans kaynaklarında Payper ,
Baberd, Paypert Arap kaynaklarında
Baybırt, Akkoyunlu tarihine değinen
kaynaklarda Pâpirt olarak geçmektedir.
Ayrıca Marko Polo da seyehatnamesinde
buradan Painpurt, Baiburt olarak söz
etmiştir. Evliya Çelebi ise, Bayburt
adının zengin manasına gelen “Bay” belde
manasına gelen “yurt” gibi iki kelimenin
birleşmesi ile tanımlamıştır. Osmanlı
kaynakları da bugünkü söylenişine uygun
olarak Bayburt şeklinde kaydetmişlerdir.
Bayburt’un tarihi M.Ö. 3000’li yıllara
kadar uzanmaktadır. Tarihi kaynaklara
göre Bayburt’taki ilk yerleşimi
Azzilerin kurduğu şehir başlatmıştır.
Yöre, M.Ö. 770-665 yılları arasında
Kimmerler ve İskitlerin akınlarına
uğramıştır. Daha sonra bölgeye Haldiler
hakim olmuş, kısa bir süre Med’lerin
eline geçmiş daha sonra Persler buraya
hakim olmuşlardır. Xenophon, Anabasis
adlı eserinde Bayburt’tan büyük,
kalabalık ve zengin bir şehir olarak söz
etmiştir. O zamanki ismi Gymnias olan
Bayburt bir İskit şehri idi.
 M.Ö.II.yüzyıldan
itibaren Pontus krallığına bağlı olan
Bayburt, M.Ö. 40’lı yıllarda Roma
hakimiyetine girmiştir. M.S. 705 yılında
Emevilerin eline geçen Bayburt, 715
yılında Bizanslılar tarafından geri
alınmıştır.850 yılından sonra Türklerle
Bizanslılar arasında sürekli savaşlara
sahne olan Bayburt, 1054 yılında
Selçuklular tarafından ele
geçirilmiştir.1081 yılında
Saltukoğullarının, ardından
Mengücekoğullarının egemenliğine
girmiştir. Daha sonra Danişmentlilerin ,
ondan sonra da Bizanslıların eline geçen
Bayburt’u Trabzon Valisi Teodor Gabras
geri alarak kendi egemenliğini ilan
etmiştir. Bayburt Moğol istilasıyla
büyük bir yıkıma uğramıştır. Anadolu
Selçuklu Sultanı Süleyman Şahın kardeşi
Tuğrul Şah 1200 – 1230 yılları arasında
Bayburt kalesini yeniden yaptırmıştır.
XIV.yüzyılda Akkoyunlu devletinin
yönetimine geçen Bayburt yöresi, Yavuz
Sultan Selim’in veziri Bıyıklı Mehmet
Paşa tarafından 1514’te Osmanlı
topraklarına katılmıştır. Bundan sonra
Sancak Merkezi yapılmış Erzurum, Tekman
ve İspir, Bayburt’a
bağlanmıştır.Bayburt’u ziyaret eden
Evliya Çelebi Fatih’in 3000 Tireliyi
Bayburt’ta iskana mecbur ettiğini
yazmaktadır.

1828 yılında Ruslar tarafından işgal
edilen Bayburt, Serasker Osman Paşanın
topladığı kuvvetlerle Rusları Aydıntepe’
de büyük bir bozguna uğratmıştır. Ancak
daha sonra takviye kuvvetlerle geri
dönen Ruslar , Serasker Osman Paşayı
Kelkit’e kadar geri çekilmek zorunda
bırakmışlardır. Ruslar Aydıntepe’ de
yenilmenin etkisiyle Bayburt’u yakıp
yıkmışlardır. Bayburt’taki Rus işgali
Ekim 1829 yılına kadar sürmüştür. Bu
arada kale içindeki mahalle içerisinde
yaşanamayacak derecede tahrip
edilmiştir. I.Dünya savaşında Rus
kuvvetleri 2 Mart 1916 tarihinde Kop’a
kadar varmışlar, burada ordunun yanında
yer alan Bayburt halkı büyük bir direnme
göstermiş ve bu savunma tarihe “2.Plevne
Savunması” olarak geçmiştir. 16 Temmuz
1916 da Bayburt’a giren Rus Kuvvetleri
ve onların işbirlikçisi Ermeniler halka
pek çok zulüm yapmışlardır. Ermeniler
1918 yılının Şubat ayında yüzlerce
Bayburtluyu mağaralara doldurmuşlar ve
diri , diri yakmışlardır. Bayburt bu
işgalden 21 Şubat 1918 tarihinde
kurtulmuştur. Bu işgal esnasında muhacir
olarak Anadolu’nun iç kesimlerine giden
Bayburtlular kurtuluşla birlikte
yurtlarına geri dönmüşlerdir.
Cumhuriyetin ilanından sonra, 1927’ ye
kadar Erzurum’ a bağlı olan Bayburt bu
tarihten sonra Gümüşhane’nin bir ilçesi
olmuş, 1989 tarihinde il statüsüne
kavuşmuştur.
Bayburt’ta günümüze ulaşan eserlerin
başında; Bayburt Kalesi, Saruhan Kalesi,
Bayburt Ulu Camisi, Pulur (Gökçedere)
Ferahşat Bey Camisi, Sünür (Çayıryolu)
Kutlu Bey Camisi, Yukarı Hınzeverek
(Çatalçeşme) Camisi, Yakutiye (Yeni)
Camisi, Zahit Efendi Camisi, Pulur
(Gökçedere) Medresesi, Bedesten
(Taşhan), Dede Korkut Türbesi, Şehit
Osman Türbeleri, Ahmedi Zencan Türbesi
(Kümbet), Sünür (Çayıryolu) Kutlubey
Türbesi, Yanbaksı (Güneşli) Kümbeti, Bey
Börek (Bamsı Beyrek) Türbesi, Çarşı
Hamamı, Bent Hamamı, Paşaoğulları
(Gondolotlar) Hamamı, Korgen Köprüsü,
Aydıntepe Yer altı Şehri, Çimagil
Mağarası, Helva Köyü Buz Mağarası
bulunmaktadır
|